chnylmz Blog v0.4

10Aug/150

Tam Uber Patlatacaktim, Elektrikler Kesildi

Previously on MediaCat;

"Patlat bir Uber de görelim!"

Bu röportaj üzerine özellikle markalar kendilerini sorgulaması gerekirken maalesef başlık ve aradan çekilen bir kaç sivri laf yüzünden ajanslar tarafından büyük ihtimalle daha fazla tartışıldı.

Açıkçası ben de Serdar Erener'in röportajını okuduğumdan beri "neden? neden? neden?" diye evde bir yukarı bir aşağı yürüyorum.

Hadsizlik yapıp şu ufacık wordpress sayfasında kendisi hakkında atıp tutacak halim yok, ben işin "harbiden neden?" tarafındayım.

Ajanstan ziyade 9 yılımı marka tarafında geçirmiş biri olarak konuya bir de şu açıdan bakıyorum;

- Parayı pazarlama harcar, eve ekmeği satış departmanı getirir.

- Hiç bir zaman bütçe yoktur.

- Dijital projelere tahammül 1 aydır, bilemedin 2.

- Utility marketing, gamification marketing, mvp, growth hack deseniz gözler 404 not found'a düşer.

- Dijital pazarlama yöneticisi, müdürü olsanız bir de bunun marka tarafı vardır. Onun yöneticisi, senin yöneticin, hepimizin direktörü, genel müdür falan derken bu projeler dilek feneri gibi gökte kaybolur gider.

- Kurumsalın doğasından mütevellit sen daha bir butonun yerine, rengine karar veremezken o projeyi seksen tane startup yapar.

- Kurumsal çoğunlukla geriden gelir, dünya growth hack falan konuşur, kurumsalın sunumlarında hala "content is the king" slide'ı vardır.

Kurumsalın derdi bitmez, bu liste de 99 maddeye koşar, biz konuya geri dönelim.

30'lu yaşlarınıza geldiyseniz büyük ihtimalle bir dönem en az bir arkadaşınızdan "abi yemin ediyorum itiraf.com'u ben de düşünmüştüm" lafını duymuşsunuzdur.

Son 2 senedir aklıma gelen fikirleri yazdığım bir karalama defterim var. Ne kadar not aldığım şey varsa da daha iyisi veya kötüsü yapıldı. Bunu da Steve Jobs gibi adamım demek için söylemiyorum, herkesin bir fikri var, olmalı da.

Uber ile Yemeksepeti'ni yapanla yap(a)mayanın tek farkı var. O insanların aksiyon almış olması.

Her şey konfor alanından çıkmakla başlıyor. İnsan için de markalar için de.

İnsanlar konfor alanından çıkamıyor, markalar pişmiş aşı yemek istiyor. Haksız mı? Değil. Türkiye'de nasıl bir güne uyanacağımız belli değil daha.

Markalar paydaşlarına, hissedarlarına hesap vermek zorunda. FMCG şirketi melek yatırımcı değildir, tek amacı var o da karlılık.

İşin özü, bu olayı biraz Serdar Erener'in daha ilk iPhone çıkmadan evvel, en küçük telefonun en süper telefon olduğu zamanlarda çıkıp "ayvalık tostu kadar, sırf ekrandan yapılmış telefonlar patlayacak" demesi gibi bir duruma benzetiyorum.

Umarım 3-5 kişi daha çıkıp konuşur da sektörün daha hızlı dijital evrimini tamamlamasına, sürdürülebilir, iş modeline dönüştürülebilir projeler çıkmasına katkıda bulunur.

*Tüm bunlardan bağımsız Türkiye'den neden Uber çıkmaz konusuna ayrıca bir de şuradan bakabiliriz;

http://www.etohum.com/blog-tr/neden-turkiyeden-uber-cikmaz/

 

 

 

Filed under: Marketing Yorum